12 Eylül 2009 Cumartesi

the forty rules of love yada bildiğiniz "aşk"



ya şimdi elif şafakın yeni kitabı hakkında bişiler söylicem size ama önce sayıklamam lazım
edebiyat dünyasında üç karakteri çok içselleştirmişimdir.bunlar orhan pamuk,ihsan oktay anar ve elif şafak.

orhan pamuk benim için hani uzak mı yakın mı olduğunu bilemediğiniz ama bir şekilde yakınınız olduğunu bildiğiniz değişik akrabalarınız vardır ya onlardandır .o ilginç akrabanızın hep anlatacak bir hikayesi söylecek bir sözü vardır ve inanılmaz bir gizemi,popülerliği olur hep ezelden beri hayransınızdır ona.

sonra ihsan oktay anar amcanız vardır.ailenizin ağırbaşlı bilgisine güvenilen büyüklerinden o da hep sizi hipnotize eder anlattıklarıyla hep size bir şeyler anlatsın istersiniz.

bir de elif şafak vardır.hani böyle tarz olarak değişik hep bir esrar taşıyan ve bir potansiyeli olduğunu düşündüğünüz arkadaşınızdır o.çok umutlusunuzdur onun için ama bir türlü eserlerine konsantre olamazsınız.elif size şu kitabını verir tamam bu sefer okuyacağım dersiniz okuyamazsınız.elif çaba gerektiren bir arkadaşlıktır.

şimdi bunları niye dedim,çünkü asla asla asla bir yazarı haddim olmayarak eleştirmek istemem o yüzden yazarlarla aramda kurduğum bağı anlamanızı istedim:)

ben elif şafakın topu topu 2 kitabını okumuşumdur biri siyah süt diğeri de malumunuz eda taşpınarın bile elinde görülen "aşk".

bazı şeylere çok sinir olurum,tarihçilerin romancılarla olan savaşına mesela!biri tarihi bir roman yazmaya kalkmaya görsün,bütün tarihçiler ellerinde maşalarıyla gelir.yok böyle bir karakter yokmuş osmanlıda yok rererö devrinde filanca yokmuş yalan söylüyormuş sonra efenim halk yanlış öğreniyormuş.tıpkı bugün tv de "dizilerin gençlere bir şey öğretmediğini"düşünen teyze gibi düşünüyorlar.arkadaşlar ben size söylüyorum bu halkın damarlarına "didaktizm" sinmiş.diziden ders romandan tarih öğrenebileceğini düşünüyor daha da alası!bu yüzden elif şafak ın aşk romanın "bu" yönden tartışılmasına acayip sinirleniyorum.elif şafak iyi niyetli bir kadın ama malesef ki doğuya bakış açısı sanki avrupadan bakıyormuş gibi olduğu için(evet!bildiğiniz oryantalist)yazdığı romanda karakterin ruhunu yansıtamamıştır.

kitaptaki en büyük eksiklik tarihi bir roman okuyorum hissiyatı verememesi bence.sanki mevlana 21.yyda yaşamış gibi nerdeyse bir apartmanda oturduğunu hayal ettim.romanı okuduğunuzda önce mekanları insanları çizmezmisiniz hele ki bu bir "atmosferin" romanıysa.beni en çok rahatsız eden bu oldu.sanki bir divan şiirini günümüz türkçesiyle yazmak gibi olmuş.eğer dediğim gibi bakış açısı olarak çok uzaklardan gelen bir avrupalıysanız bu romanı beğenebilirsiniz ama malesef ki anlattığım yönlerden eksik bulduğum için sevemedim.aynı zamanda bu kadar saldırılmasınında çok çok çok gereksiz olduğunu düşünüyorum.

not:ben bu romanın kapak resmine takığım.hiç beğenmedim.zaten kalp simgesinide sevmem hele bu "aaaaaaa bakınız doğada bir aşkın işareti" şeklinde esprilerle resmedildiyse ama sizin için romanın kapağını ararken ingilizce basımındaki kapağın daha güzel olduğunu gördüm.yukarda görüldüğü gibi gene oryantalist öğelerle süslenmiş ama daha iyi kesinlikle!ben kitabın grisini aldım,pembe rengi sevmem haberiniz olsun!

2 yorum:

  1. bence ihsan oktay anar yüzyılın en iyi yazarları listesine girmeli tüm dünya vatandaşları kendisinden faydalanmalı o derece başarılı buluyorum. elif şafakın son kitabının kapağı tam da süpermarketlerde falan 3-5 liraya satılan ucuz romanlar gibi İĞRENÇ! ingilizcesi çok başarılı olmuş. paylaştığın için teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. katılıyorum,ihsan oktay biz türklere bir armağan:D
    bu arada ben elif şafak ın kitaplarını migroslarda görüdm efendim,çoktan ucuz market kitabı statüsüne girmiş:P

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.