
coco avant chanel i çok beğendim.azıcık hüzünlendirdi de beni,coco yalan dimi bu dünya?
bu sene bir adet haline getirdiğim filmin 5-6 dakikasını kaçırmak gibi bir huy hasıl oldu bende.o yüzden başlarını kaçırdım ama coco gençliğinin ilk yıllarını bir kabarede kızkardeşiyle beraber şarkı söylerek dans ederek kazanıyor.hep bir şöhret,hep bir yükselme arzusu var kadın da başta şarkıcı olarak yükseleceğini düşünüyor,kız kardeşi bir baronun kapatması oluyor.cocoda bir zengin bir müşterinin ardından sürükleniveriyor.kadın ilk başta adamı ulaşmak istediği yere bir araç olarak görüyor,ha bugün ha yarın gidiceğim diye kandırıyor.adamın sevgilileri eğlendirmek zorunda kalıyor ama adam cocoyla yanyana durmaya layık görmüyor,buraları beni çok üzdü kadının muhtaç olduğu için evi her terk ettiğinde gene geri dönmesi acıklıydı.
coco chanel sanki 21.yy dan o balo salonlarına gelmiş gibi,her zaman farklı bu kadar orjinal insanlar çok çıkmıyor o kadar şatafatın ortasında sanki bir ara buralara gelmişte sonra yaşadığı yıllara geri dönmüş gibi.çok farklı giyim tarzı(zamanına göre)pantolon ve sanırım korselerin ve elbiselerin daralttığı kadın giysilerine getirdiği "bolluk" çok büyük bir dönüm noktası.ve chanel gibi etkisi hala süren belki bir yves laurent var.nadir ve bir devri etkilemiş anarşist olarakta nitelenmiş coco chanel..
aşk hayatının bir kısmını gördüğümüz filmde kendisin bir erkek tarafından asla kabul görmeyeceğini söylemesi ve bunu bilerek aşık olduğu adamla metres hayatı yaşaması çok acıklıydı.hep hayatında "kaba oyalanmalar" olmuş aslında tek isteği "bu kadar ünüm ve servetim olacağına keşke bir kocam olsaydı"böyle bir sözü söylemiş olması ne kadar hüzünlü değil mi,hep bir şekilde aşık olduğu adamların hayatlarının dışında kalmış.
ama audrey tautou bana bu filmde çirkin geldi,ne kadar zayıf?hele kaşları alınmamışken bir felaket tutamadım ben bile daha fransızım bu kadının yanımda dedim sinema arkadaşıma.
o filmin sonunda bir sahne var ;coco oturmuş merdivenlere deli gibi alkışlıyorlar kadını ,onun yüzündeki donukluk,aslında "hiç bir şeye sahip olamadım bakışı" en sonunda zoraki gülümsemesi işte orda ben ağladım!güçlü kadınları seviyorum her ne kadar içleri hayal kırıklıklarıyla dolu olsa da...




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.