"bugüne kadar hep davostaki krizin siyasi yönünü gördünüz ve ben işin duygusal kısmını gözler önüne sereceğim"
bazı insanlar vardır,hayatta ne istediklerini hislerini nasıl açığa vurması gerektiğini bilen bir takım insanlar.bazıları bu bencilliği ayıplar,hatta buna kabadayılık da derler.diğer bazıları ise hayatta herşeyin etraflarında döndüklerine inandıkları için her şeyi fütürsuzca yapabilme hakkı olduklarını düşünürler ve tüm cüretkarlıklarıyla onu ister,bunu yıkar,saçmalamasında bile özgürlük vardır ve o insan mutludur.
ama bir takım insanlar da vardır ki,onlar hayata ban ki moondur."bankimoonlukhalkdilindehafifnaiflikveezikleharmanlamışinsanlaradenir,örnekben".ban ki moon,masaya yumruğunu vurmuş,sinirlenmiş rte ye bakar,bir şimona bakar bir ona bakar,sadece bakar.ama karar veremez ne tepki vereceğini bilemez.ama kendinden emin rte basıp gider hayatta her şeye kolayca tepkisini koyacak kadar umarsızdır,beri ki şimon ise mahrurluğunu kullanır ama olan ban ki moona olmuştur,o her zaman ki hayatta gene nasıl tepki vereceğini bilememiş,öylece bakakalmıştır.
* * *
bende hep istemişimdir,tuttuğunu koparan yeri gelince tepkisi koyan çoşkulu bir insan olmayı.ama olamadım bazı şeyleri sorgulamak hiç aklıma bile gelmedi,istemediğim ve sevmediğim insanlara "sen gelme" diyemedim,her davranışıma kulp takan bazı arkadaşlarıma bağıra çağıra kızamadım.sonra biraz değişmeye başladım,hayır demenin deneyimini yaşadım.ama bu "ban ki moon"luğum hayatıma o kadar yanlış şeyi sokmuştu ki şimdi hepsini birden çıkarıp atamıyorum,bazı şeylerin değişmesi için beklemek zorundayım.
tabi ki içten içe ban ki moon kimliğimi inkar etmiyorum,ama en azından ekmek kafam bazı şeyleri fark etmiş,anlamış durumda.
gecenin bu saati(hatta bu aralar)kafamın kaldırabileceği tek ses var.sujfan stevens.böyle bir sevgilim olsun isterdim,hakkaten bak.yani tipi de ahım şahım değil ama gene de yakışıklı sayılır,hem de o kadar düşünceli,kibar,anlayışlı adam hissi veriyor ki bana,cağnım benim.düşündüm de burhan altıntop un bile sevgilisi var,içleracısı doğrusu.uzun zamandır yalnızım.şu dünyadaki mutsuzlar gibi akşam yaptığım tek şey var elimde tepsiyle televizyonun karşısında yemek yemek,müzmin bekar olarak ölücem galiba."burdabirparantez(müzminbekar)şeysievlenmeylealakalıdeğilsevgiliilealakalı".bilmem farkındamısınız ama dünyanın bütün yakışıklıları kapılmış,mad meni izlerken bizim yakışıklı don draper görünce birşeyi anladım,hani çocukken bi film izlersiniz sonra çok etkilenip gerçek sanırsınız da anneniz der ki "o film yavrum".yani buda böyle bir şey,gerçek hayatta böyle insanlar yok ki,sokakta yürürken yanınızdan böyle bir insanın geçme ihtimali nedir sorarım size?apollomudur,michelangelonun musasımıdır,yoksa yunan tanrısımıdır,nedir yani?ya adama tv karşısında o kadar asılıyoruz ki"ablamla"
-oha yaaaaaaaaa
-omuzlara bak ya oturma odası gibi.
öhm neyse iyice sapıklaşmaya başladım,ama adamın omuzları hakketen koltuk gibi.
sıkıntıdan bazı salak arkadaşlarımın hadi şuraya gidelim buraya gidelim çılgınlıklarına bile olumlu tepki veriyorum,halbuki ben bir ev kedisiyim eviyle bütünleşmiş bir insanım aylarca benden haber alamayan arkadaşlarım vardır bu huyum yüzünden.
şimdi benim şu saatte kaldıralbilidiğim tek insan sesi olan,ideale yakın erkeğin şarkısını dinletmek istiyorum
bazı insanlar vardır,hayatta ne istediklerini hislerini nasıl açığa vurması gerektiğini bilen bir takım insanlar.bazıları bu bencilliği ayıplar,hatta buna kabadayılık da derler.diğer bazıları ise hayatta herşeyin etraflarında döndüklerine inandıkları için her şeyi fütürsuzca yapabilme hakkı olduklarını düşünürler ve tüm cüretkarlıklarıyla onu ister,bunu yıkar,saçmalamasında bile özgürlük vardır ve o insan mutludur.
ama bir takım insanlar da vardır ki,onlar hayata ban ki moondur."bankimoonlukhalkdilindehafifnaiflikveezikleharmanlamışinsanlaradenir,örnekben".ban ki moon,masaya yumruğunu vurmuş,sinirlenmiş rte ye bakar,bir şimona bakar bir ona bakar,sadece bakar.ama karar veremez ne tepki vereceğini bilemez.ama kendinden emin rte basıp gider hayatta her şeye kolayca tepkisini koyacak kadar umarsızdır,beri ki şimon ise mahrurluğunu kullanır ama olan ban ki moona olmuştur,o her zaman ki hayatta gene nasıl tepki vereceğini bilememiş,öylece bakakalmıştır.
* * *
bende hep istemişimdir,tuttuğunu koparan yeri gelince tepkisi koyan çoşkulu bir insan olmayı.ama olamadım bazı şeyleri sorgulamak hiç aklıma bile gelmedi,istemediğim ve sevmediğim insanlara "sen gelme" diyemedim,her davranışıma kulp takan bazı arkadaşlarıma bağıra çağıra kızamadım.sonra biraz değişmeye başladım,hayır demenin deneyimini yaşadım.ama bu "ban ki moon"luğum hayatıma o kadar yanlış şeyi sokmuştu ki şimdi hepsini birden çıkarıp atamıyorum,bazı şeylerin değişmesi için beklemek zorundayım.
tabi ki içten içe ban ki moon kimliğimi inkar etmiyorum,ama en azından ekmek kafam bazı şeyleri fark etmiş,anlamış durumda.
gecenin bu saati(hatta bu aralar)kafamın kaldırabileceği tek ses var.sujfan stevens.böyle bir sevgilim olsun isterdim,hakkaten bak.yani tipi de ahım şahım değil ama gene de yakışıklı sayılır,hem de o kadar düşünceli,kibar,anlayışlı adam hissi veriyor ki bana,cağnım benim.düşündüm de burhan altıntop un bile sevgilisi var,içleracısı doğrusu.uzun zamandır yalnızım.şu dünyadaki mutsuzlar gibi akşam yaptığım tek şey var elimde tepsiyle televizyonun karşısında yemek yemek,müzmin bekar olarak ölücem galiba."burdabirparantez(müzminbekar)şeysievlenmeylealakalıdeğilsevgiliilealakalı".bilmem farkındamısınız ama dünyanın bütün yakışıklıları kapılmış,mad meni izlerken bizim yakışıklı don draper görünce birşeyi anladım,hani çocukken bi film izlersiniz sonra çok etkilenip gerçek sanırsınız da anneniz der ki "o film yavrum".yani buda böyle bir şey,gerçek hayatta böyle insanlar yok ki,sokakta yürürken yanınızdan böyle bir insanın geçme ihtimali nedir sorarım size?apollomudur,michelangelonun musasımıdır,yoksa yunan tanrısımıdır,nedir yani?ya adama tv karşısında o kadar asılıyoruz ki"ablamla"
-oha yaaaaaaaaa
-omuzlara bak ya oturma odası gibi.
öhm neyse iyice sapıklaşmaya başladım,ama adamın omuzları hakketen koltuk gibi.
sıkıntıdan bazı salak arkadaşlarımın hadi şuraya gidelim buraya gidelim çılgınlıklarına bile olumlu tepki veriyorum,halbuki ben bir ev kedisiyim eviyle bütünleşmiş bir insanım aylarca benden haber alamayan arkadaşlarım vardır bu huyum yüzünden.
şimdi benim şu saatte kaldıralbilidiğim tek insan sesi olan,ideale yakın erkeğin şarkısını dinletmek istiyorum
Discover Sufjan Stevens!
***bu yazıyı yazalı bilmiyorum kaç gün oldu,ama tembellik kanıma öyle bir işlemiş ki şu klavyenin tuşlarına bile basamıyorum.
***kendime gülesim geldi,kız kurusu diyeceğime artık acıdığımdanmıdır nedir,müzmin bekar demişim,müzmine mi demem lazım yoksa
***üşenmekte öyle bir boyuta geldim ki geceleri aç yatıyorum,100 puan bana.




Şimdi sana benim canımın çok sıkkın olduğunda ağladığım durumlarda sarıldığım bir şarkının sözlerini söyleyeceğim " İçindeki çocuğa sarıl sana insanı anlatır" ve şu an anladım ki ben bu sözü söylediğim için efkarlanıp ağlayabilirmişim
YanıtlaSilneyse uyuyayım en iyisi
iyi geceler
:)
YanıtlaSilsezen forever!:D
insan alışıyor be gülnihalcim,amerikada olsaydım bana looser diceklerdi böhüv,şaka şaka o kadar da kötü hissetmiyorum:P:)