19 Ekim 2009 Pazartesi

canımın içi cenap bey!

yılın vatandaşı diye bir şey olsaydı kesin benim babam seçilirdi!biraz tanıtayım size babamı;

karadenizin denize kıyısı olmayan bir yerde 1954 yılının artık domateslerin toplandığı zaman mı yoksa ekinlerin biçildiği bir zaman da mı olarak kesin olarak bilinmeyen bu türden bir tarife denk gelen bir ayda doğdu,canip bey.ailenin ikinci çocuğu.anadolu topraklarında feodalitenin hüküm sürdüğü yıllarda gaddar bir ağanın torunuymuş babam.baya bildiğin gaddar bir adammış,herkes korkarmış falan.dedemde biraz beceriksiz olduğu için fakirlermiş,almanyaya gidiş dönüşler oluyor fakat elde bi getiri olmuyor.sonra babam 16 yaşında almanyaya gidiyor.dedem de 40 falan artık zaten ailenin erkekleri 40 yaşında emekli oluyor,öyle bi geleneğimiz var.gerisi işte annemle evleniyorlar,bir kaç yıl sonra annemide almanyaya alıyor babam.sonra kendi deyimimle ailenin tüm parazitlerini(akrabalarımız)doyuruyor,sülalede çalışan yok bir canip bey var,çok çalışıyor almanyada işci,zor.herkes onun eline bakıyor.sonradan tüm sülaleye küsmesinin sebebide bu akraba denilen zatların çok nankör olmasıdır,neyse.sonra amcalarım var.babam sermaye biriktirip yolluyor türkiyeye büyük amcam bir karate salonu açıyor o batıyor.sonra başka kasaptı manavdı artık nasıl bir ticari gelişim kaldıysa hepsi deneniyor.olmuyor,zaten ablam ve abim türkiyede babam "eytere be" deyip dönüyoruz türkiyeye.sonra doğru düzgün bir iş kuruluyor,büyüyoruz falan.o da ne daha çok insan geliyor sebeplenmek için.ben açık söyliyim baba tarafından olan akrabalarımı hiç sevmem.menfaatçiliklerine doyamadıkları için.her neyse babam çalışmayı 38 yaşlarında falan bırakıyor emekli oluyor.(çokşahsioldubuyazıya)

ben babasını pencerede bekleyen çocuklardan olmadım.hatırladığım kadarıyla türkiyeye geldiğimizde babam almanyaya gidip gelirdi.o geldiğinde dizlerine sarıldığımı hatırlıyorum.zaten babamın gençliğini de hiç hatırlayamam,daha doğrusu herkesin dizleri aklıma gelir o kadar boyum olduğu için sanırım haha:)

bir de kocaman bir bavulu vardı.içinde bissürü çikolata,jelibon bir çocuğun sevebileceği her şey.sonra büyüdük falan işte biz.babam da yaşlandı.şimdi onu yılın vatandaşı yapacak özelliklerini sayıyorum;

-kendisi kendimi bildim bileli emekli olduğu için bizimle çok vakit geçirir.mesela kendisi apartman yöneticiliği yaptı.asansörmü çalıştı babam koşa koşa kapıya,otomatik mi yandı babam koşa koşa kapıya.böyle de bir kontrol huyu vardır kendisin,şahane yani!

-banyo yaparken de kombiyi kontrol etme huyu vardır.barajları kuruttuğumuzu söyler.kombiyi falan kapatır arada böyle şeyler yapar sonra da güler.

-o asla normal bir baba değildir.sıradan bir babanın kızdığı şeylere kızmaz.mesela dolapta soğuk su mu yok,en kızdığı şey budur hayatta.ne biliyim eve 12de geliyim hiç bişe demez,ama dolapta su olmasın deli olur.

-bir de fiş hastalığı vardır.gerçi bu o yaşlardaki insanların çoğunda var ama marketten çıkarken bana tembihler fişini al devletten kaçırıyorlar sonra der,tamam derim bende.

-hesap adamıdır kendisi.yıllık giderimi hesaplar,okul masraflarımın haricinde yani ne yemişim ne içmişim,bende derim ki "bari o parayı verde otelde kalıyım"aasdjash tövbe yarabbim ya.

-kendi şirketimizde tatil diye bir şey yoktur,eğer birileri tatile gitmeye karar verirse başlar "ben almanyadaykennn" falan filan.

-yani kendisi emekli ama sabah 8de kalkıyo inanabiliyomusunuz?öğlende 3te eve geliyor.ben de hep teklif ederim "baba seni ahşap boyama kursuna yazdırcam"çok kızar.

-öyle havalıdır ki kendisi kışın ortalık buz kestiğinde başına bir bere geçiremeyiz,nedenmiş saçları bozuluyo!hasta olmayı sever,nazlanmak ister.

-annem evde olmadımı fırtınalar eser,yemek çay herşeyi hazırlasanız bile huysuzlanır durur,inanılmaz bir çiftler espri anlayışları bile aynı.
-ayrıca türkiyede organik tarımı kendisi başlatmıştır.önce domates ekti bahçeye sonra hızını alamadı salatalık yeşillik ne varsa karpuz falan.şimdi evimiz böcekten geçilmiyor,her sene ekmicem der ama eker adam napsın ya emekli olunca böyle oluyor.
-bir arada avcılık merakı oldu ama kendisi hayvanlara kıyamadığı için hemen bıraktı.sonra ördek falan aldı köpekler kazlar artık ne varsa.lanetli bir havuzumuz var orda yavru köpek ve ördeklerimiz öldü.babamın ağladığını hatırlıyorum.işte öyle biri.

4 yorum:

  1. maşallah, ne şeker baban varmış. kıymetini bil, sev onu :)

    YanıtlaSil
  2. seviyorum da okula gittiğim gün kadar harçlık vermesi konusunda anlaşamıyoruz,o kötü işte ahaha:D

    YanıtlaSil
  3. :D çok güldüm apartman yöneticiliğini anlatınca sabri bey geldi aklıma :) birde en son ağlama mevzunda içim burkuldu

    YanıtlaSil
  4. evet tam sabri beydi o dönemler haha!:Dçok duygusaldır kendisi,ama koç burcu :D

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.