
sonbaharın gerçekten sonbahar olduğu bugünlerde(mevsimsel olarak değil malesef)kendimi "drama queen" ilan etmiş bulunuyorum.ben bu konuyu arkadaşlarımla konuşmayı pek sevmiyorum çünkü teselli verme konusunda yetenekleri yok.ama önce bilmeyenler için neler oldu neler bitti bir fragmanımızı izleyelim;
THİS SEPTEMBER!!!
*boni adlı karakterimizin küçük hemşiresi hazan mevsimin ilk günlerinde evropalara uçuverdi.bu sefer ki ayrılık daha hüzünlüydü,sonbahar kendini hissetiriyordu kuşlarda gitmişti,bonizadelerde ayrılık rüzgarları artık evin tek kızı olarak kalacak küçük boniye elem veriyordu.kardeşine sımsıkı sarıldı,ayrılık zordu.
*boninin ablası yaz mevsimin sonlarına doğru güzel bir düğünle evlenmişti.iştesizeburdaçokbüyükbirsırveriyorum;bonizadeler almancıydı.yıllar önce bildiğiniz dillere destan acı vatan almanyayı 93 yıllarına müteakiben bu yemek zevki olmayan dahası giyim zevki olmayan evropanın yaşlı nufüsün hissedildiği bu ülkeyi,türkler için bu kimliksiz toprakları terkederek yurda avdettik.kim bilebilirdi ki ailenin en büyük kızının evlenipte gideceği yer bu acı vatan almanya olacağını.çünkü çok laf söylemiştik "almancılar şöyleeeeee,böyleeeeeeeee"diye.nolduu şimdi düşünüyorum da acaba geceleri ismail yk sevgimden ağlamamım sebebi damarlarımdaki asil almancı kanımı.susuyorum.bakın orada gözünüzü boyamak için "gıy gıy"müzik koydum,ama içimdeki müzik aşkı bambaşka...
THİS SEPTEMBER!!!
*boni adlı karakterimizin küçük hemşiresi hazan mevsimin ilk günlerinde evropalara uçuverdi.bu sefer ki ayrılık daha hüzünlüydü,sonbahar kendini hissetiriyordu kuşlarda gitmişti,bonizadelerde ayrılık rüzgarları artık evin tek kızı olarak kalacak küçük boniye elem veriyordu.kardeşine sımsıkı sarıldı,ayrılık zordu.
*boninin ablası yaz mevsimin sonlarına doğru güzel bir düğünle evlenmişti.iştesizeburdaçokbüyükbirsırveriyorum;bonizadeler almancıydı.yıllar önce bildiğiniz dillere destan acı vatan almanyayı 93 yıllarına müteakiben bu yemek zevki olmayan dahası giyim zevki olmayan evropanın yaşlı nufüsün hissedildiği bu ülkeyi,türkler için bu kimliksiz toprakları terkederek yurda avdettik.kim bilebilirdi ki ailenin en büyük kızının evlenipte gideceği yer bu acı vatan almanya olacağını.çünkü çok laf söylemiştik "almancılar şöyleeeeee,böyleeeeeeeee"diye.nolduu şimdi düşünüyorum da acaba geceleri ismail yk sevgimden ağlamamım sebebi damarlarımdaki asil almancı kanımı.susuyorum.bakın orada gözünüzü boyamak için "gıy gıy"müzik koydum,ama içimdeki müzik aşkı bambaşka...
neyse efenim bonizadelerin büyük kızınıda sabiha gökçenden uğurladık.boni kapıya geldi ablası öptü onu sonra arkasından esen kimliği belirsiz rüzgar evdeki kapıları çarptı,asansör çoktan inmişti...
*boni yalnız,boni yapayalnızdı haftayada bir arkadaşı amerikalara gidiyordu,tanrım bu nasıl proglamlama diye kendi kendine isyan ediyordu.artık yalnızlığa alışmalıydı...
buruhhaliyleuzunsüresinemalardaizleyeceğinizbirsonbaharfilminiizlediniz
şu an çok garip hissediyorum.çok üzülüyorum ama sanırım 3 kız kardeş olarak yaşlanana kadar yaşamak sevimli bir amerikan dizisinde olurdu.ben 20 yaşındayım ya ben bu yaşı acayip önemli buluyorum çünkü hem hissiyat hemde davranış olarak tamamlandığımı hissediyorum.daha olgunum.eski halim olsaydı sanırım ablam gittiğinde kapıda tepine tepine ağlardım.sonra annemle babama üzülüyorum.zaman ilerliyor ya hiç durmuyor zaman "ayar saniyenin peşinde koşuyor" kimsenin dinlenecek soluklanacak yeri yok.onları düşünüyorum.evleniyorsun 5 tane çocuğun oluyor(ardışık olarak doğmuşlar bide 4er yaş)sonra hayatın ritüelleri belli.o çocuklar evlenecek gidecek,sonunda en sonunda "başladığın yere" dönüyorsun.o kadar hüzünlü geliyor ki bana bu.her yere baktım mı bunu hissediyorum
sofradaki tabaklar eksilmiş...
kapıdaki ayakkabılar...
dolaptaki kabanlar ceketler...
evde ki sessizlik,artık tahtaların gıcırdamasını bile rahat rahat duyman,en güçlüsü bu işte,o sessizlik.
ne olabilir ki başka diyorsun herkes bu şekil yaşıyor,her şey aynı sadece farklı aileler de ama üzülmemi bile anlamayan arkadaşlarıma çok bozuluyorum.insan hiç şöyle teselli verir mi ya;
-sende evlenince daha da yakınlaşırsınız,evlenince farklı oluyor filann filann filann
tabi evlenince sorunlarımız ortak oluyormuş falan sonra bir yemek tarifi tartışırken devam ediyormuş hayat.böyle teselli mi olur ya sanki ben ablamın evlenmesine üzülüyorum.fersah fersah uzaklarda hem ablam hem kızkardeşim ama ben şurada rahat rahat üzülemiyorum.ne bu ya!
şimdi ayrılığın şerefine hangi filmi izleyip hangi müziği dinleyip ve hangi kitabı okuyarak kendi dünyamda kalmayı düşünmek kalıyor bana.
*ben bu resmi nerden yürüttüm hiç hatırlamıyorum...




yazını okurken üst katımda biri keman çalmaya başladı. ablanın almanya tercihi çok garip değil, hayata başladığı yere dönmüş. kaldı ki, "almancı" olmak bambaşka bir şey, kötü bir şey, öyle değilsinizdir siz.
YanıtlaSilbeğendin mi:)
YanıtlaSilbiz hiç almancı olmadık ama ara sıra bir arkadaşım bana takılır "bastırılmış almancı kimliğin gene ortaya çıktı"der.şakası bu işin tabi ama benim hatırladığım çocukluk(bebek diim kendime:D)ile şu an ki almanyanın çok farkı var sen kölndeydin dimi:)
yok, bochum'dayım ama içimdeki köln sevgisi bambaşka :)
YanıtlaSilama adında gonca diye okudum,yoksa ablammısın sen benim ahahah:D
YanıtlaSilablanın adı da mı gonca :D ahah, muhteşem tesadüf oldu şimdi :)
YanıtlaSil